Kitap fiyatlarındaki artış son dönemlerin en tartışılan konularından biri haline geldi. Her gün yeni bir kitapla dünyalar keşfetmek isteyen okuyucular için bu durum oldukça can sıkıcı. Peki, bu yükselişin ardında yatan gerçek nedir?
Birçok okuyucu, yayınevlerinin ve dağıtım ağlarının artan maliyetlerini gerekçe gösteriyor. Ancak bu açıklama, tüketicileri tatmin etmeye yetmiyor. Kitaplar, sadece bilgi kaynağı değil, aynı zamanda yaşamın anlamını keşfetme aracıdır. Fiyatların artmasıyla birlikte, bu anlam arayışı giderek zorlaşıyor.
Üstelik, dijitalleşme çağında, e-kitapların ve diğer dijital formatların daha uygun fiyatlarla sunulması beklenirken, maalesef bu durum da pek de gerçekleşmiyor. Peki, ne olacak bu durumun sonu? Okuyucular, kitaplardan uzaklaşacak mı? Yoksa yayınevleri ve dağıtım ağları, okuyucuları göz ardı edip sadece kâr odaklı mı hareket edecek?
Belki de bu sorunun çözümü, kitap endüstrisindeki tüm paydaşların bir araya gelip okuyucuların sesine kulak vermesinde yatıyor. Çünkü kitaplar, sadece bir ticari mal değil, kültürel birikimin ve entelektüel özgürlüğün simgesidir. Ve bu simgenin herkesin erişebileceği şekilde korunması gerekmektedir.
4 nesil kitapçı bir aileden gelen biri olarak ne olduğunu açıklıyayım.
60 yıl yayınevleri kitapları kitapçılara %30-40 iskonto ile verdiler. Sonra kitap siteleri ortaya çıktı. “%50 ile vermezsen almayız dediler.
Bütün bilimleri aynı anda çalışmak; hepsini ayrı ayrı çalışmaktan çok daha kolaydır.
-Descartes
Abdullah Reha Nazlı @reha37Kaynak / Source

100 TL’lik kitap. Kitapçı en iyi ihtimal 60 TL’ye alıyor ve kargo ödüyor. Kitap sitesi 50 TL’ye alıp 60 TL’ye satışa çıkarıyor. Kitapçı bir tane satıyor, kitap sitesi yüzlerce.
Okurlar bundan memnun oldular. Kitapçıyı aşağıladılar. İnterneten alışverişi övdüler. Kitapçıların çoğu kapandı gitti.
Yayınevleri artık her malı %50 ile veriyor ancak geçinemiyordu. Yazara para ödüyor, editör, mizanpaj, grafik, telif, vergi, baskı, cilt, kapak, depolama. Hepsini ödüyor ve %50.
Böylece 100 TL olması gereken kitap 150 TL oldu. Böylece yayınevine 75 TL girmeye başladı. Eskiden kitapçıdan aldığı paraları yakalamaya çalıştılar.
Üstelik, artık kitap siteleri 100 TL’ye aldığı kitabı 60 TL’ye satmak zorunda değildi. Rakip yoktu. “Kapalı devre” kitap alabiliyordu. Kitap basılıyor. 1 tane kitapçıya gitmiyor, düşünün. Tek bir kitap sitesi kapatmış. Dilediği fiyata satıyor.
Üstelik, en çok satan 500 kitapta zararına satmaya başladılar. Sebep; reklam. 500 kitabı 50 TL’ye alıp 30 TL’ye sat. Kalan 100.000 çeşit kitabı dilediğin fiyata sat. Rakip yok.
Sonuçta yayınevleri el mahkum birkaç kitap sitesinin öne çıkarması talepleriyle kitapları vermeye devam ettiler. Ancak tüm emeği üstlenip de kitap sitelerinden az kazanıp bir de geçim sıkıntısına düştükçe fiyatları arttırdılar.
İş burada bitmedi. HepsiBurada, Trendyol vs. kitap işine girdi. Lakin bir tuhaflık vardı.
Kitaplarda etiket fiyatı bir asır boyunca kutsaldı. 100 TL’lik kitap kitapçının rafında 100 TL’dir, yayınevinin sitesinde 100 TL gözükür. İndirim bu fiyat üzrinden indirimlidir, iskonto bu fiyat üzerinden. Bazı yerlerde 85 TL’ye alırsın, bazı yerlede 90 TL’ye. Hiçbir yer, tek bir site, tek bir kitapçı 101 TL’ye satmaz, satamaz.
Bu e-ticaret şirketleri satmaya başladılar. Sınır yok, kural yok. Kitabı 200 TL’ye bile koyabiliyorsun. Denk getirdiğin senin oluyor. SEO’ya para harcamış, reklama milyonlar harcıyor. Vatandaş tuvalet kağıdından bebek mamasına kadar bu sitelerden alıyor. Tüm yük satıcıya yükleniyor. Sonuçta kitap alırken fiyatını soracak halleri yok.
Bunlar kitap sitelerinin tüm düzenini mahvettiler. Artık 500 kitabı zararına satmak da çözüm olmadı. Kapalı devre sertleşti, zararına satışlar sertleşti. Kendi çıkar yollarını aramaya başladılar.
Tüm bunlar olurken artık kitapçılar olmadığı için internet reklamları kitap satışlarına darbe oldu. 5 yıldır tek bir bestseller yok. Çünkü bestseller kitaplar, müdavim okurların okuduğu ve önerdiği kitaplar olurlar. Sadece reklamla keşfedilen ilginç kitap kalmıyor. Günde 300 kitap çıkan ülkede her kitap “herhangi bir kitap” oldu.
Sonra kağıtta dışa bağımlı ülkede Euro patladı. Dünya’da da kağıt fiyatları artınca kitap siteleri yüzünden 2 katına çıkmış kitap fiyatları 10 katına çıktı.
Felaketler bununla bitmedi. 10 yılın sonunda Dünya’da 1 trilyon dolar bütçeye ulaşan ilk şirket Türkiye’ye geldi.
Zararın dibine vurdu. Umrunda değil. Tüm kitapları 50 TL’ye alıp 40 TL’ye satmaya başladı. Ülkede kendisi dışında kitap satan kimseyi istemiyor.
Böylece “eninde sonunda başka yerde daha ucuza vardır” anlayışı kitap satışlarını düşürdü. Dürtü kayboldu. Böylece yayınevleri eskiden 1000 adet satacağı kitabı 200 adet satmaya başlayınca binbir emek ürettiği kitabın maliyetini satacaklarından kurtarması gerekti.
Dahası, bu dev dünya şirketi kapalı devre alımın üstüne kapalı devre satış ekledi. Herkese 1 adet satıyor. Kitapçılara kesinlikle satmıyor. Kanunen suç, ama ona işlemiyor.
Tekel bu firma dışında 3 sene sonra tek bir kitap satan kimse kalmayacak. Bizzat yaşadığım olay. Kendi yazdığım kitabım. Basıldıktan sonraki 3 yıl 34 TL idi. Ben kitabı aynı zamanda üreten olarak %60 ile A dağıtımcıya gönderiyorum, o isteyen herkese satıyor. X kitap sitesi de kitabı 17 TL’ye alıyor. (%50)
A dağıtımcı ile X kitap sitesinin arası bozuldu. Kitaba talep var. B dağıtımcıda kitap var. X kitap sitesine göndermek istemiş. Kitap tükendi, hiçbir yerde yok. B dağıtımcı dışında hiçbir yerde yok. Kitap 20 TL.
X kitap sitesi dedi ki; “%50’den aşağı iskonto ile alacağımıza kitabı yok satarız” 20 TL’ye alıp 34 TL’ye satmak umurları değil. Her kitabı %50 iskonto ile alacaklar.
Bu %50 nedeniyle kitap fiyatları ülkede 2 katına çıktı. Kitap siteleri kitapçıları batırırken kitap fiyatlarını patlattılar. O eleştirdiğini kitapçılar kitaba uygun fiyatlı ulaşma yolunuzdu, pahalı zannettiğiniz halde.
Şimdi kitap siteleri de mağdur ve kollanması gereken duruma düştüler. Çünkü dev, hiçbir kanun ve kural tanımayan, ülkemizin toplam geliri kadar geliri olan dev şirket onları da batırmak peşinde.
“Şimdiki ucuzluk” için tekelciliği övmenin bedeli olarak kendi ülkemizde kendi yayıncımız, yazarımız, editörümüz, çevirmenimiz kitap basamıyor, satamıyor, geçinemiyor. Çoğu kitap öylece bekliyor. Mucize eseri basılsa bile okur alamıyor, okuyamıyor.
Kağıt fabrikası satmayı geçelim. Matbaanın 200 yıl geç geldiği ülkede 2024 yılında kağıtta dışa bağımlılığı geçelim. Bu çağda bir ülkede nasıl “tekelcilik” suç olmaz”? Ayakkabıcı, telefoncu falan neyse. Nasıl “kültür” dev şirketlere karşı kollanmaz? Nasıl elini kolunu sallayan şirket “satıştan kaçınma” diye kanunda bir suç olduğu halde “sana satıyorum, sana satmıyorum” diyebilir? Nasıl kitap ticareten geçinme yükü altında ezildiği için ancak satacaksa basılabilir hale gelebilir?
“Ucuz Kitap Arayışında: Kitap Fiyatlarındaki Karşılaştırma ve Gerçeklik” Günümüzde kitap fiyatları, okuma tutkusunu sürdürmeyi zorlaştıran bir engel haline geldi. Herkesin erişebileceği kitapların maliyeti, sıkça tartışılan bir konu haline geldi. Ancak bu sorunla baş etmek için çeşitli çözümler sunulmaktadır. Öncelikle, “ucuz kitap” arayışıyla başlayan yolculuk, genellikle karşılaştırma siteleriyle devam eder. Ancak bu siteler, gerçekten en uygun fiyatı bulmanıza yardımcı olabilir mi? Maalesef, hayır. Kitap fiyatları karşılaştırma siteleri, genellikle popüler kitapları listeler ve aralarında sadece küçük fiyat farkları bulunur. Asıl sorun ise, genellikle popüler olmayan veya eski kitapların fiyatlarının yüksek olmasıdır. Bu da, gerçekten uygun fiyatlı kitap bulmayı zorlaştırır. İkinci olarak, indirimli kitaplar genellikle kalitesiz baskılar veya hasarlı ürünler olarak karşımıza çıkar. Bu da, kitap okuma deneyimini olumsuz etkiler. Okuyucular, ucuz kitaplar ararken sıklıkla bu tuzakla karşılaşırlar. Üçüncüsü, “en ucuz kitapçı” arayışı sadece fiyatlarla ilgili değildir. Kitapçının müşteri hizmeti, kargo hızı, iade ve değişim politikaları gibi unsurları da göz önünde bulundurmak gerekir. En ucuz fiyatı sunan bir kitapçı, kötü müşteri hizmeti veya sorunlu bir iade politikasıyla karşınıza çıkabilir. Sonuç olarak, ucuz kitap arayışı, sadece fiyatlarla ilgili değil, aynı zamanda kalite, hizmet ve güvenilirlikle de ilgilidir. Gerçekten uygun fiyatlı kitaplar bulmak için, dikkatli bir araştırma ve doğru kaynaklara ulaşma gereklidir. Unutmayın, kitaplar sadece fiyatlarıyla değil, içeriğiyle de değerlidir. – nasiii editör
Bir yanıt yazın